“İyi” ve “kabul edilebilir” olana ayrım gözetmeden bakan doğal içgüdünün özgürlükle ilgisi yoktur Şimdi karar verme özgürlüğünün özellikle bağlı olduğu iradeyi incelemeliyiz: Seçim yapmanın, anlayışın alanından çok iradenin alanına girdiğini daha önce gördük. Öncelikle...
Yazar - Hristiyanlik.org
Evrensel bir yasanın iyiyle kötü arasında ayırım yaptığını duyduğunuzda her açıdan sağlıklı olduğunu düşünmeyin. İnsanların, bilgisizliği bahane etmesinler diye, yüreğine haklıyla haksızı ayırma yeteneği aşılandıysa bunun gerekli sonucu tek tek örneklerde gerçeğin ayrımına varmak değildir...
Çok daha doğru olarak Themistius, genel tanım ya da olayın özü konusunda anlama yeteneğinin çok ender yanıldığını öğretmektedir; ama daha ileriye gittiğinde yani bu ilkeyi özel durumlara uyguladığında bu, yanıltıcıdır. Genel soruya yanıt olarak, herkes adam öldürmenin kötü olduğunu kabul edecektir...
Burada Pavlus insanları yoksun bıraktığı şeyi başka bir yerde dua ederken sadece Tanrı’ya atfeder. “Tanrı…ve Yücelikler Babası size bilgelik ve esin Ruhu versin” [Ef. 1:17, Vg.]. Şimdi bilgeliğin ve esinin Tanrı’nın armağanı olduğunu duyuyorsunuz. Pavlus başka ne diyor...
Göksel Baba’mızın, yenileyen Ruhu’yla [Krş. Tit. 3:4-6] seçilmişlerine bahşettiği her şeyden -tartışma götürmeyecek bir gerçek- doğamızın yoksun olduğuna inansaydık, burada kuşku duyma fırsatımız olmazdı! Peygambere göre, imanlı halk şöyle demektedir: “Çünkü yaşam kaynağı sensin...

