Dayanma sadece Tanrı’nın işidir; bireysel işimizin ne bir ödülü ne de tamamlayıcısıdır. Her insan, ilk lütfu alacak durumda olduğunu gösterdiğinde, dayanmanın insanlara hak ettikleri ölçüde dağıtıldığına dair en kötü yanlış geçerli olmasaydı, dayanma hiç kuşkusuz Tanrı’nın karşılıksız...
Yazar - Hristiyanlik.org
Tanrı’nın çalışması bitkin düşebilmemiz için olasılık yaratmaz ama bu, bizim katkıda bulunamayacağımız bir çalışmadır. Tanrı, iradeyi, çağlardan beri öğretildiği ve inanıldığı tarzda değil -yani daha sonraki seçimimiz ya itaat etmek ya da harekete geçmeye direnmektir- amaca hizmet edecek...
Peki, artık asıl konuya geldik. Kutsal Yazı’daki çok açık birkaç tanıklıkla okurlarımız için konuyu özetlemeye girişelim. Kimse bizi Kutsal Yazı’yı çarpıtmakla suçlamasın diye, Kutsal Yazı’dan çıkardığımızı öne sürdüğümüz gerçeği bu aziz insanın -Augustinus’u kastediyorum...
Ama belki de bazıları, iradenin kendi doğası gereği iyilikten uzaklaştığını, ne var ki, hazır olduktan sonra eyleme katılacak tarzda sadece Tanrı’nın gücüyle değiştirildiğini kabul edeceklerdir. Augustinus’un öğrettiği gibi her iyi işten önce lütuf gelmektedir; irade lider olarak önden...
İnsanların iyi bir iş yapamadığı her şeyden önce, Tanrı ‘nın tamamıyla tek başına yaptığı kurtarma işinde görülür. Öte yandan bu, doğanın bozukluğunu düzelten ve tedavi eden tanrısal lütfu bir tür çare diye düşünmemizi gerektirir. Rab, yardımımıza geldiğinde bize eksiğimizi bahşettiği için...

