Teoloji & Doktrin

Kutsal Yazı, Bizim Yararımıza Olan Her Şeyi Tanrı’ya Atfeder

Peki, artık asıl konuya geldik. Kutsal Yazı’daki çok açık birkaç tanıklıkla okurlarımız için konuyu özetlemeye girişelim. Kimse bizi Kutsal Yazı’yı çarpıtmakla suçlamasın diye, Kutsal Yazı’dan çıkardığımızı öne sürdüğümüz gerçeği bu aziz insanın -Augustinus’u kastediyorum- kanıtlamadan bırakmadığını belirtelim. Görüşümüzü desteklerken, Kutsal Yazı’daki örnekleri teker teker anlatmayı gerekli görmüyorum ama geriye kalanın hepsini anlamaya götüren yolu döşemek için, şurada burada okuduğumuz çok seçkin birkaç parçayı anlatıyorum. Öte yandan, Tanrı insanlarının ortak bir görüşle haklı olarak büyük bir yetki verdikleri bu kişiyle aynı fikirde olduğumu açıklamam yersiz olmayacaktır.

İyiliğin kaynağının sadece Tanrı’dan geldiğine inanmak için elimizde elbette yeterli bir neden vardır. Ancak seçilmişlerde iyiliğe eğilimli bir irade vardır. Yine de seçilmişliğin nedenini insanların dışında aramalıyız. Bundan, insanın doğru iradesinin kendinden gelmediği ama dünyanın yaratılışından önce seçildiğimizin aynı iyi amaçtan aktığı sonucu çıkmaktadır [Ef. 1:4]. Ayrıca buna benzeyen başka bir neden daha vardır: İyiyi istemenin ve yapmanın kaynağı iman olduğu için, imanımızın kaynağının da ne olduğunu görmeliyiz.

Ama bütün Kutsal Yazı’da imanın Tanrı’nın karşılıksız armağanı olduğu ilan edildiği için, doğamız gereği bütün kalbimizle kötüye eğilimli olan bizler iyiyi istemeye başladığımızda, bunu ancak lütuf nedeniyle yaptığımız sonucu çıkmaktadır. RAB, halkıyla konuşurken bu iki ilkeyi-“taştan yüreği” çıkarıp, “etten bir yürek” vermeyi [Hez. 36:26]- belirlediğinde, bizi doğruluğa yöneltmek için, bizden gelen şeyin yok edilmesi gerektiğine açıkça tanıklık etmektedir; ama bunun yerini alacak olan, Tanrı’dan gelecektir. Bunu tek bir yerde duyurmaz. Yeremya’da şöyle demektedir: “Tek bir yürek, tek bir yaşam tarzı vereceğim onlara.. .benden hep korksunlar” [Yer. 32:39]. Biraz sonra şunu söyler: “Benden hiç ayrılmasınlar diye yüreklerine Tanrı korkusu salacağım” [Yer. 32:40]. Hezekiel’de de, “Onlara tek bir yürek vereceğim, içlerine yeni bir ruh koyacağım. İçlerindeki taş yüreği çıkarıp onlara etten bir yürek vereceğim” demektedir [Hez. 11:19]. Yeni bir ruhun ve yeni bir yüreğin Tanrı’ya dönmemizi sağladığına tanıklık etmektedir. İrademizdeki her iyilik ve doğruluk damlasının bizden alındığını başka hangi gerçek bu kadar açıkça O’nun adına iddia edebilir? Bundan her zaman, yeniden biçimleninceye kadar hiçbir iyiliğin irademizden gelemeyeceği sonucu çıkmaktadır; irademiz yeniden biçimlendikten sonraki iyilik de bizden değil, Tanrı’dan gelmektedir.

John CALVIN

Bu yazıda geçen konular:

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın