Augustinus’tan edindikleri şu genel düşünce aslında hoşuma gidiyor: Doğal armağanlar günah aracılığıyla bozulmuştur ama insan doğaüstü armağanlarından yoksun bırakılmıştır. Cümlenin ikinci yarısından doğruluk kadar göksel yaşama ve sonsuz mutluluğa erişmek için yeterli olan iman ışığını da...
Yazar - Hristiyanlik.org
Ne var ki, bu bölümün başında söz ettiğimi burada bir kez daha tekrarlamak zorundayım: Felaketinin, yoksulluğunun, çıplaklığının ve nankörlüğünün önünde sonunda bilincine vararak üzülen ve kahrolan biri, böylece kendini daha çok tanımaktadır. Kendisinde bulunmayanın Tanrı’da tazmin edilmesi...
Babaların yetkisinin bizim üzerimizde etkisi varsa bu söz sürekli olarak ağızlarındadır. Aynı zamanda da bunun, kendileri için ne anlama geldiğini duyurmaktadırlar. Her şeyden önce bunun, “özgürlük olmadığını” söylemekte tereddüt etmeyen Augustinus vardır. Başka bir yerdeyse iradenin...
Kabul etmek gerekirse lütuf, aslında sadece seçilmişin yeniden doğarak aldığı özel lütuf, insana yardım etmezse insanın iyi işler yapabilmesi için özgür iradesinin yetersizliği tartışma götürmez. Lütfun ayrım gözetmeden eşit olarak dağıtıldığını geveleyen o fanatiklerle vakit kaybetmiyorum.[1] Ama...
Tanrı’nın Krallığı’na apaçık ait olmayan ama onunla bağlantı kurdukları gerçek doğrulukla, Tanrı’nın özel lütfu ve ruhsal yeniden doğuş arasındaki şeyleri[1] genelde insanın özgür görüşü başlığı altında sınıflandırıyorlar. Öteki Ulusların Çağrısı kitabının yazarı bunu göstermek...

