Farklı olayların genellikle Tanrı’nın eşsiz sağlayışının karakterine tanıklık ettiğini de söylüyorum. Tanrı, çölde insanlara bol kuş getiren güney rüzgârını çıkarmıştır [Çık. 16:13; Say. 11:31]. Yunus’u denize atacağı zaman da, hava çevrintisi çıkararak şiddetli bir rüzgâr göndermiştir...
Yazar - Hristiyanlik.org
Ama biz, evrenin özellikle insanoğlu uğruna yaratıldığını bildiğimiz için, bunun amacını da O’nun yönetiminde aramalıyız. Peygamber Yeremya, “İnsanın yaşamının kendi elinde olmadığını, adımlarına yön vermenin ona düşmediğini biliyorum, ya Rab” diye haykırmaktadır [Yer. 10:23]...
Hareketin Tanrı’yla başladığını ve her şeyin, ya kendiliğinden ya da şans eseri doğanın eğiliminin harekete geçirmesiyle yürüdüğünü söylediğimiz düşünün. O zaman günlerin ve gecelerin, kışın ve yazın birbirini izlemesi Tanrı’nın işi olacaktır. Her birine Kendi rolünü vererek önlerine...
O zaman daha başlangıçta sağlayışın Tanrı’nın, yeryüzünde olup biteni gökten tembel tembel izlediği anlamına gelmediğini, anahtarların sorumlusu olarak bu sağlayışıyla her şeyi yönettiğini anlasınlar. Bunun O’nun gözleriyle olan ilişkisi elleriyle olan ilişkisinden daha az değildir...
Tanrı aslında gücünün her şeye yettiği iddiasında bulunmakta ve bizim de bunu kabul etmemizi istemektedir -bu, Sofistlerin[1] düşündükleri gibi boş, asılsız ve neredeyse bilinçsiz şekilde değil, dikkatli, etkili, sonu gelmez bir faaliyet isteyen aktif bir şekildedir. Aslında bu, Tanrı, bir ırmağa...

